“Kürtlerin ezildiği nerede görülmüş? Bugün hastaneye gidince hizmet alamıyorlar mı? Karakola, belediyeye gidince işlerini yapmıyorlar mı? Devlet okullarında Türk çocuklarıyla aynı eğitimi alıyorlar. Hatta devlet kadrolarına da giriyorlar, bak Turgut Özal bile Cumhurbaşkanı oldu.” Bu cümle, Türkiye’de Kürt meselesini konuşmaya çalışan neredeyse herkesin önüne bir duvar gibi dikilir. Yüzeyde eşitlik görüntüsü sunar, “bakın işte” diyerek sisteme meşruiyet kazandırmaya çalışır. Fakat bu cümlenin içinde yer alan her varsayım, dikkatli bakıldığında …